PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahmet Hakan'a Evinin Önünde Saldırı, Hakan'da Kırıklar Var



erkolay
01.Ekim.2015, 17:51
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a saldırıUzun bir süredir AKP medyası ve AKP'li milletvekilleri, işadamları ile arası bozuk olan, tehditler alan ve bunun üzerine koruma talep eden Ahmet Hakan'a dün gece CNN Türk'teki Tarafsız Bölge proğramının bitmesi ve CNN Türk Medya Binası'ndan ayrılması anından itibaren aracını takip eden 4 kişi tarafından evinin önünde saldırıya uğradı ve yaralandı. CNN Türk güvenlik kamerası ve Ahmet Hakan'ın evinin civarındaki kameralardan saldırganların kullandığı aracın kiralanmış olduğu firmadan kimlikleri tespit edildi ve yakalandı.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5954633.Jpeg

CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa, sosyal medyada Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ın saldırıya uğradığını yazdı.

Çapa, twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Soranlar için; Evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğrayan Ahmet Hakan'ın hayati tehlikesi yok. Tedavisi sürüyor" ifadelerini kullandı.

KABURGASINDA VE YÜZÜNDE YARALAR OLUŞTU

Olay, 30 Eylül akşamı meydana geldi. Ahmet Hakan CNN Türk'te ekrana gelen 'Tarafsız Bölge' programından çıktıktan sonra içinde şoförü ve özel korumasının da bulunduğu aracıyla Teşvikiye'deki evine giderken bir başka araç Hakan'ın içinde bulunduğu otomobile çarptı. Daha sonra karşı araçtan inen 4 kişi, Hakan'ı darp etti. Aldığı darbeler nedeniyle Hakan'ın kaburgasında, bacağında, yüzünde ve burnunda yaralar oluşan ve Amerikan Hastanesi'nde tedavi altına alınan Hakan'ın beyin tomografisi çekildi.

Hakan'ın, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

17 GÜN ÖNCE AVUKATI ARACILIĞIYLA KORUMA TALEP ETMİŞTİ

Öte yandan Ahmet Hakan'ın avukatı Turgut Kazan'ın, Star Gazetesi'nde gazeteci Cem Küçük'ün kaleme aldığı tehditvari yazının ardından 13 Eylül tarihinde İçişleri Bakanı'nı arayarak müvekkilinin hayatından endişe ettiklerini belirtip koruma önlemlerinin artırılmasını istediği ortaya çıktı.

Ertesi gün Kazan'ın avukat kızı Aslı Kazan Gilmore da İstanbul Valiliği'ne bir dilekçeyle başvurarak koruma önlemlerinin artırılmasını talep etti. Bunun ardından Turgut Kazan, İstanbul Valisi'yle görüşerek söz konusu hususu yineledi. Son olarak avukat Aslı Kazan Gilmore, Gayrettepe'deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Koruma Şubesi'ne başvuruda bulunarak koruma önlemlerinin alınıp alınmadığını sordu. Gilmore'a, 'Bayramdan sonra bir karar verilebileceği' söylendi. Ancak ilk başvurunun yapıldığı 13 Eylül'den Hakan'ın saldırıya uğradığı 30 Eylül akşamına kadar geçen 17 gün içinde hiçbir önlem alınmadı.

https://i.radikal.com.tr/150x113/2015/10/01/201510010216_ozkok.jpg
Saldırı haberini alan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök ve DHA Genel Müdürü Uğur Cebeci de hastaneye gitti.

Radikal (https://www.radikal.com.tr/turkiye/ahmet_hakana_saldiri-1442913)

deniz
01.Ekim.2015, 17:57
Cem Uzan'dan Ahmet Hakan açıklaması
Gazeteci Ahmet Hakan'a yönelik saldırının ardından bir açıklama yapan Cem Uzan, Ahmet Hakan'ın tehdit edildiği Twitter hesabının kendine ait olmadığını belirtti. Uzan, "Öncelikle Ahmet Hakan'a girişilen saldırıyı kınıyor ve kendisine geçmiş olsun diyorum. Ben hayatımda kimseye karşı fiziki müdahalede bulunmadım. Bu saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını dilerim" dedi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5957317.Jpeg

Cem Uzan Ahmet Hakan'a yönelik saldırı sonrası bir açıklama yaptı. Uzan, Ahmet Hakan'a "geçmiş olsun" derken Twitter'daki söz konusu hesabın kendisine ait olmadığını söyledi.
Cem Uzan'ın yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

"Öncelikle Ahmet Hakan'a girişilen saldırıyı kınıyor ve kendisine geçmiş olsun diyorum. Ben hayatımda kimseye karşı fiziki müdahalede bulunmadım. Bu saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını dilerim. Milyarlarca dolar tutarındaki mal varlığıma haksız ve hukuksuz olarak el koyanlara karşı bile fiziki güç kullanmadım.
Sosyal medyada benim adıma açılmış çok sayıda fake (sahte) hesap var. Benim resmi hesabım Twittirda @CemCUzan'dır. Özellikle '@UzanCC' adlı sahte bir hesap benim 15 doğru twitimi kopyalayıp aralara sahte ve benim olmayan iletiler sıkıştırıyor. Ahmet Hakan'a yönelik olarak söylediğim iddia edilen sözler doğru olmadığı gibi Ahmet Hakan'ın yanıt olarak 'seni Şanzelize'ye kadar kovalarım' tweeti de bu sahte hesaba verilmiş bir yanıttır. Bu sahte hesapların temizlenmesi kolay gerçekleşmiyor. Bazı Hesaplar Amerika ya da Kanada üzerinden hayata geçiriliyor. Bu konuda yasal çalışmaları başlatmış durumdayız. Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunar bir kez daha Ahmet Hakan'a geçmiş olsun derim."

erkolay
01.Ekim.2015, 18:01
HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ yaptıkları açıklama ile gazeteci Ahmet Hakan'a yönelik saldırıdan üzüntü duyduklarını belirttiler. Açıklamada, "Saldırganların organize olması endişe vericidir. Böylesi planlı bir organizasyon, gücünü nereden almıştır? Azmettiriciler kimlerdir?" denildi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5957775.Jpeg

HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş imzası ile yapılan açıklamada Ahmet Hakan'a yönelik saldırı "medyaya gözdağı" olarak değerlendirildi. Açıklamada, saldırıdan büyük bir üzüntü duyulduğu belirtilerek "Kendisine geçmiş olsun ve acil şifa dileklerimizi iletiyoruz" denildi. Demirtaş ve Yüksekdağ'ın açıklamalarında şöyle denildi, "Bu saldırı, Türkiye ’de medya ve medya emekçileri üzerindeki büyük baskı ortamının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanı’nın doğrudan medyayla polemiğe girdiği ve ağır suçlamalarda bulunduğu, iktidar partisinin milletvekili eşliğinde gazete binasının basıldığı, eleştiren gazetecilerin işten atıldığı, köşe yazarlarına yönelik soruşturma ve davaların sürdüğü bir ortamda bu saldırı maalesef beklenmedik değildir.

Saldırganların organize olması endişe vericidir. Böylesi planlı bir organizasyon, gücünü nereden almıştır? Azmettiriciler kimlerdir?
Bu çetevari saldırı aynı zamanda yazılı, görsel ve işitsel medyaya bir mesajı taşımaktadır. Farklı görüşleri seslendiren basın kuruluşları ve emekçilerine gözdağı niteliği taşıyan bu saldırıya bizzat Sayın Ahmet Hakan Coşkun'un verdiği, "Bu tür saldırılardan hiç bir şekilde yılmayacağız; korkmuyoruz" yanıtı, sadece onun ve bir bütün olarak medyanın değil, tüm kamuoyunun da yanıtı niteliğinde olmalıdır.

İlerleyen günlerde benzeri veya daha ağır saldırıların yaşanmaması için, Saray ve AKP iktidarının medyayı ve çalışanlarını hedef gösteren tutumlarından vazgeçmesi, Sayın Ahmet Hakan Coşkun'a saldıranların cezalandırılması ve onları azmettirenlerin belirlenerek hukuk önüne çıkartılması gerekmektedir."

Radikal (https://www.radikal.com.tr/politika/hdpden_ahmet_hakan_aciklamasi-1443096)

deniz
01.Ekim.2015, 18:04
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, İstanbul'daki evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğradı. AK Parti Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, Ahmet Hakan'a saldırı sonrası bir 'geçmiş olsun' mesaj yayınladı.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5955048.Jpeg

Hürriyet Dünyası'na düzenlenen ilk saldırıda kalabalık gruba açıklama yaparak kendisini tanıtan ve daha sonraki günlerde ortaya çıkan bir videosunda Ahmet Hakan'ın Nişantaşı'ndaki evinin önüne gitmeyi düşündüğünü söyleyip "Bunlar dayak yememişler hiç. Bizim hatamız bunlara zamanında dayak atmamak oldu!" diyen AK Parti Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, Ahmet Hakan'a saldırı sonrası bir 'geçmiş olsun' mesaj yayınladı.

Abdurrahim Boynukalın, saldırı haberinden birkaç saat sonra Twitter'da bir açıklamada bulundu.
"Bizim duruşumuz ve geçmiş olsun mesajı" şeklinde yaptığı paylaşımda Boynukalın, "Tarihinde asla şiddete bulaşmayan tertemiz bir hareketiz. Ne eli taşlı, sopalı insanlarla gazete camı indirecek kadar çapulcuyuz ne de evinin önünde dört kişiyle gazeteci dövecek kadar kalleşiz" dedi.

https://i.radikal.com.tr/150x113/2015/10/01/201510010838_24.jpg

erkolay
01.Ekim.2015, 18:08
Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, hastanede ziyaret ettiği Ahmet Hakan'ın mesajını aktardı: "Bu tür saldırılardan hiç bir şekilde yılmayacağız. Korkmuyoruz. Bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz."https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5954968.Jpeg

Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin Hürriyet yazarı ve CNN Türk Tarafsız Bölge programı sunucusu Ahmet Hakan'ı tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Sedat Ergin, Ahmet Hakan'dan bir mesajı olduğunu belirterek mesajı okudu. Ergin, "Dışarıda bu saate kadar bekleyen meslektaşlarına hepinize sevgilerini selamlarını gönderdi. Kendisi hastanedeyken arayanlara soranlara herkese teşekkürlerini iletiyor. Bu saldırganları bu akşam kendisine gönderenlere de bir mesajı var. 'Bu tür saldırılardan hiç bir şekilde yılmayacağız. Korkmuyoruz. Bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz" dedi.

'HERHALDE HEPİMİZİN GÖZÜNÜ AÇMASI GEREKİYOR'

Sedat Ergin, "Bizler açısından tabii ki biliyorsunuz Hürriyet Gazetesi 6 Eylülde bir saldırıya uğramıştı. 8 Eylül tarihinde ikinci bir saldırıya uğramıştı. Bu saldırılardan sonra yaklaşık 3 hafta geçtikten sonra bu kez bir yazarımız, gazetemizin çok değerli bir yazarı Ahmet Hakan bu kez bir şiddete, bir saldırıya hedef olmuş durumda. Bu akşam evinin önünde bir saldırıya hedef oldu" dedi. Ergin, "Bize gelen bilgiler bu saldırıyı gerçekleştiren saldırganların kendisini bu akşam CNN Türk'teki programdan çıktıktan sonra eve gelirken, kanaldan itibaren izlemeye başladıkları, takip ettikleri yolunda bir organize ciddi planlı bir saldırının olduğunu görüyoruz. Bu olayda arabayı kullanan kişinin yakalandığı anlaşılıyor. Kimliklerinin de tespit edildiği anlaşılıyor. Herhalde kısa bir zaman içinde saldırganların kim oldukları ortaya çıkacak. Bu olayın bize gösterdiği ne? Bu olay Hürriyet Gazetesi iki saldıra uğradıktan sonra biri gazete merkezini biri de gazetenin köşe yazarının böyle bir saldırıya maruz kalması 2015 yılında Türkiye 'de basın özgürlüğünün nasıl bir durumda olduğunun göstermesi bakımından herhalde hepimizin gözünü açması gerekiyor. Bu menfur olayı hepimiz kınıyoruz. Ama buradan çok düşündürücü bir tablo ile karşı karşıyayız. Çünkü hem grubumuz Doğan Grubu hem gazetemiz Hürriyet Gazetesi hem de özellikle Ahmet Hakan uzun bir zamandan beri bir süredir çok açık bir şekilde tehdit almaktaydı. Çok açık bir şekilde bu tehditler kendisine yöneltilmekteydi. Bu tehditler yüzünden kendisinin koruma talebi de olmuştu İstanbul Valiliğinden. Bazı köşe yazılarında kendisine çok ağır ifadeler kullanılmıştı. Tehdit edilmişti kendisi" ifadesini kullandı.


‘KABUL EDİLEBİLECEK BİR DURUM DEĞİL’
"Artık bu tehditlerle birlikte yaşama biz gazetecilerin 2015 yılında bizim artık hayatımızın bir parçası haline geldi" diyen Ergin, "Artık bunun bir son bulması gerekiyor. Bir demokraside basının gazetelerin, gazetecilerin bu şekilde sürekli saldırıya maruz kalması kabul edilebilecek bir durum değil, 6 Eylül'de saldırı oldu Hürriyet Gazetesi'ne hepimiz oraya gittik. Cam çerçeve aşağı inmişti. 8 Eylülde ikinci saldırı oldu yine oraya gittik. Bakın şu an sabaha karşı bir hastanenin önündeyiz. Gazetemizin bir yazarı saldırıya uğradı, şu an içeride. Hepimiz bu saatte buradayız. Hangi gazeteciler burada bütün meslektaşlarımızla birlikteyiz. Hangi gazeteciler sabahın dördünde bir hasatanenin önünde açıklama yapmak zorunda hissederler kendilerini. Bu büyük ölçüde uzun bir zamandır Türkiye'de basını hedef alan basını çevreleyen, ötekileştirici, hedef gösterici, tehdit eden, tehditkar bir dilin, söylemin bugün Türkiye'yi getirdiği bir noktadır. Artık bunun biran önce son bulması gerekiyor. Bu dili, bu tehdit dilini kullananlar işi şiddete döken kesimlerin artık buna bir son vermeleri gerekiyor. Artık bunun bir son bulması gerekiyor" dedi.


'AHMET HAKAN'A BU SALDIRI GÖZ GÖRE GÖRE GELMİŞTİR'

"Ahmet Hakan'a bu saldırı göz göre göre gelmiştir" diyen Ergin, "Kendisi tehdit aldığını biliyordu, görüyordu. Başvurmuştu, bu tehdide karşı önlem talebinde bulunmuştu. Ona rağmen bu saldırı önlenememiştir. Bu çok düşündürücüdür. 2015 yılında Türkiye'de gazeteciler ne yazık ki can güvenliğinden emin değiller. Can güvenliğimizden endişe içindeyiz. Sabahın dördünde hastane önünde, acil servisin önünde burada toplanmış bulunuyoruz. Durumu şu doktorların kendisine biraz önce verdiği bilgide bende oradaydım. Burnunda kırık var. Bir ameliyat olması gerekiyor, aldığı bir darbe nedeniyle. Aynı zamanda 3 ve 4'üncü kaburgalarında anladığım kadarıyla bir kırık var. Elinde ezik var. Bir ameliyat olması gerekiyor. Özellikle siyasilerin, iktidarın kullandığı söylemi, kullandığı dili, medyaya karşı, gazetecilere karşı kullandığı dile çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu sürekli medyayı hedef göstermeye devam ettiğiniz takdirde bunun nelere yol açtığını bugün Ahmet Hakan örneğiyle yaşadık dolayısıyla artık bu dilin bir an önce terk edilmesi gerekiyor. Artık bunun bir son olması gerekiyor. Bu olayın da herkesin gözünü açması gerekiyor. Buradan da bir ders çıkartmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
(Hayati KILIÇ - Uzay KESMEN - Ozan URAL - Ramazan EĞRİ - Mehmet İlkay ÖZER / DHA)

deniz
01.Ekim.2015, 18:12
Gazeteci Ahmet Hakan'ın evinin önünde saldırarak darp eden 4 kişi gözaltına alındı.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5954821.Jpeg

Olayın ardından ilk etapta 3 kişi gözaltına alınırken saldırganlar, Hamidiye Şişli Etfal Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.
Emniyet yetkilileri gözaltına alınan saldırganlar hakkında bir açıklama yapmadı.


Sabah saatlerinde ise dördüncü saldırgan da gözaltına alındı.

erkolay
01.Ekim.2015, 18:17
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, İstanbul'daki evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğradı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan saldırıyı kişisel sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirdi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5959091.Jpeg

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, İstanbul 'daki evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğradı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan sosyal medya hesabından olayla ilgili şu mesajları paylaştı:

Şiddet kimden gelirse ve kime karşı olursa olsun yanlıştır. Partilere, medyaya ve yazarlara yönelik şiddet öncelikle demokrasimize zarar verir.

Faili belli olan saldırıları bile siyasi rant ve linç kampanyasına dönüştürme çabaları da şiddetin kılık değiştirmiş halidir.

Basın mensuplarına yapılan şiddeti kınadığımız gibi, şiddetin kaynağını çarpıtarak üretilen nefret söylemlerini de kınıyoruz.

Şiddeti tel'in ederken çarpık sonuçlar üretmenin ve nefret kusmanın da mazur görülecek tarafı olamaz.

deniz
01.Ekim.2015, 18:19
CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Son derece üzgünüm. Toplumdaki gerginliğin bu noktaya taşınması bizde ciddi endişeler yaratıyor. Medyaya yönelik saldırılar konusunda hükümetin çok dikkatli ve tutarlı adımlar atması bizim en büyük arzumuz" dedi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5955351.Jpeg

THY'ye ait tarifeli uçakla saat 08.40'da Lyon'a giden Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Atatürk Havalimanı'nda VIP salonunda basın mensuplarının Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyla ilgili sorularını yanıtladı. Hakan'ı sabah aradığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Son derece üzgünüm. Değerli bir gazeteci önce ölümle tehdit edildi. Şimdi fiziki saldırıya muhatap oldu. Toplumdaki gerginliğin bu noktaya taşınması bizde ciddi endişeler yaratıyor. Medyaya yönelik saldırılar konusunda hükümetin çok dikkatli ve tutarlı adımlar atması bizim en büyük arzumuz. Bu olayın asıl faillerinin bulunması için de güvenlik güçleri üzerine düşen görevi yerine getirmiş olurlar. Kendisine ve Hürriyet ailesine geçmiş olsun diyorum" diye konuştu. (DHA)

erkolay
01.Ekim.2015, 18:21
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Hürriyet Gazetesi Yazarı ve CNN Türk 'Tarafsız Bölge' programı sunucusu Ahmet Hakan saldırıyı kınadı. Saldırıyı TBMM'ye taşıyan Tanrıkulu,Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5958606.Jpeg

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Hürriyet Gazetesi Yazarı ve CNN Türk 'Tarafsız Bölge' programı sunucusu Ahmet Hakan'ya yapılan saldırıyı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Sezgin Tanrıkulu, Ahmet Hakan'a saldırı olayından sonra bu sabah İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne giderek bilgi aldı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun talimatı ile evine giderek geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Tanrıkulu, Hürriyet yazarı Hakan'a saldırıyı soru önergesiyle TBMM'ye taşıdı.Tanrıkulu soru önergesinde şunları belirtti: "Basına yansıyan haberlere göre, Hürriyet Gazetesi Yazarı ve CNN Türk 'Tarafsız Bölge' programı sunucusu Ahmet Hakan, İstanbul'da Nişantaşı'ndaki evinin önünde 4 kişilik bir grubun saldırısına uğramıştır. (01.10.2015) 'İstersek seni sinek gibi ezeriz. Bugüne kadar merhamet ettik de hala hayatta kalabiliyorsun' şeklindeki basında yer alan bazı yazarların tehditleri ve “Evinin önüne gidecektim. Bunlar dayak yememişler hiç. Bizim hatamız bunlara zamanında dayak atmamak oldu” şeklinde bir AKP 'linin sözleri ile tehdit edilen Ahmet Hakan'ın 17 gün önce devletten koruma talep ettiği iddia edilmektedir.


Bu bağlamda;
1- Gazeteci Ahmet Hakan'a saldırı olayının failleri kimlerdir?
2- Gazeteci Ahmet Hakan'a saldırı olayı ile ilgili kaç kişi yakalanmıştır?
3- Gazeteci Ahmet Hakan'a saldırı olayı hangi gerekçeler ile yapılmıştır?
4- Gazeteci Ahmet Hakan'a saldırı olayının azmettiricileri kimlerdir?
5- Gazeteci Ahmet Hakan kimlerden tehdit alıyordu?
6- Gazeteci Ahmet Hakan'ı saldırıdan önce gerek basın yolu ile gerek farklı iletişim kanalları ile tehdit edenler kimlerdir? Bu kişilerle ilgili her hangi bir işlem yapılmış mıdır?
7- Birkaç gün önce Doğan Holding Onursal Başkanı Sayın Aydın Doğan tarafından kamuoyuna açıklanan mektup sonrası, Gazeteci Ahmet Hakan'a yapılan saldırı ile basına gözdağı mı verilmektedir?
8-Türkiye Cumhuriyetinde bir vatandaşı tehdit etmek ve tehdit ettikten sonra darp etmek bu kadar kolay mıdır?
9-Saldırıdan 17 gün önce Gazeteci Ahmet Hakan'ın Emniyet birimlerine koruma talebi başvurusunda bulunduğu iddiası doğru mudur?
10-İddia doğru ise, hangi gerekçeler ile koruma verilmemiştir?
11-Medyada açık bir şekilde tehdit edilen Gazeteci Ahmet Hakan'ın saldırıya uğramasında İçişleri Bakanlığının, Adalet Bakanlığının sorumluluğu yok mudur?
12-Ahmet Hakan'a yapılan menfur saldırı, basın özgürlüğüne ve iktidar gibi düşünmeyen herkese yöneliktir.1 Kasım 2015 seçimleri öncesi bu tür olaylarla basın özgürlüğü engellenmek mi istenmektedir? Bu tür saldırıların önlenmesi için Hükümet olarak nasıl tedbirler alınacaktır?"
ANKARA/DHA

erkolay
01.Ekim.2015, 22:45
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ahmet Hakan'a yönelik saldırı için "Kim ne gerekçeyle yaparsa yapsın hiçbir şekilde şiddeti onaylamak mümkün değil. Hele gazetecilere dönük olarak yapılan her türlü eylemi bu anlamda ben kınarım ve doğru görmem. O bakımından bunu açıkça vurgulamakta fayda var. Her türlü şiddet bu anlamda kabul edilemez. Sorumluları kimse yakalanması için de gerekli çalışmalar yaptırılıyor" açıklamasında bulundu.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5965575.Jpeg

Başbakan Ahmet Davutoğlu, gazeteci Ahmet Hakan'a yönelik saldırıyı kınadı. BM toplantıları için gittiği New York'tan dönerken, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Hürriyet yazarı Ahmet Hakan saldırıya uğradı, tepkiniz nedir?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Kim ne gerekçeyle yaparsa yapsın hiçbir şekilde şiddeti onaylamak mümkün değil. Hele gazetecilere dönük olarak yapılan her türlü eylemi bu anlamda ben kınarım ve doğru görmem. O bakımdan bunu açıkça vurgulamakta fayda var. Her türlü şiddet bu anlamda kabul edilemez. Sorumluları kimse yakalanması için de gerekli çalışmalar yaptırılıyor."

"MÜSEBBİPLERİ BULUNUR, CEZALANDIRILIR"

Türkiye bir hukuk devleti ve hukuk devletinde kimin kime ne yaptığı değil ne yapıldığı önemlidir. Yapılan iş suçsa yapan kişi kim olursa olsun suçtur. Murat Sancak için de, Akit için de, Hürriyet için de, Ahmet Hakan için de geçerlidir. Aralarında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak benim için bir fark yoktur. Birinin düşüncesi size daha yakındır, birinin düşüncesi size karşıdır o ayrı bir durumdur. Ama şiddetin her türlüsü yanlıştır ve Hukuk Devleti içinde mutlaka müsebbipleri bulunur ve cezalandırılır.

"GERİLİMİ DÜŞÜRMEK İÇİN HERKES ÇABA GÖSTERMELİ" Davutoğlu, gazetecilerin, "Medya ortamının fotoğrafını da veriyor bu olanlar. Artan gerilimin sonuçları. Gerilimi düşürmek için gösterebileceğiniz bir çaba var mı acaba?" sorusunu şöyle yanıtladı:


"Gerilimleri düşürmek herkesin ortak görevidir. Bir gerilim varsa iki taraflı var demektir. Herkesin çaba gösterip bu gerilimin düşmesine katkıda bulunması lazım. Bazı kişisel faktörler veya başka şeyler bunların hepsinin incelenmesi lazım. Ama dikkat ederseniz 7 Hazirandan sonraki kullandığımız üslupta kullandığımız politikalarda hep bu gerilimi düşürme çabası var. Bize karşı blok siyaseti dediler yüzde 60 bize karşı çıkarmaya çalıştılar biz ona karşı siz biz diye bir tartışmaya girmedik. Aksine herkesle ayrı ayrı konuştuk. Gerilimin düşmesi için ne gerekiyorsa yaptık. Sonra Cumhurbaşkanımız görev verdiğinde koalisyon görüşmelerinde özelikle CHP ile blok siyaseti lafına rağmen son dakikaya kadar müzakere yürütüldü.

HDP'nin o saldırgan agresif durumuna karşı onunla bile görüşüldü. Ben görüştüğüm gün silahlanma çağrısı yapıyorlardı neredeyse. Sonra koalisyon mümkün olmayıp Türkiye'de seçim hükümeti kurulması gerektiğinde hepsinden bakan olması için talepte bulunduk. Hayır diyen onlar blok siyaseti yapan onlar. Biz buraya girmeyiz dediler tek HDP girdi onlar da sonra bir bahane ile çekildiler. Buna rağmen bizim tarafımızda son 4 ay içerisinde tek bir gerilime dayalı politika söz konusu olmuş değil.

Son olarak da aday tanıtım programımızda çağrıda bulundum. Gelin hep beraber siyasi nezaket kuralları içerisinde rekabet edelim şiddete karşı ortak tavır sergileyelim. Aileleri bu işe karıştırmayalım vesaire tekliflerinde bulundum. Bir tek CHP'den mektup geldiği rivayeti var ama mektup nerede biz de bilmiyoruz. Bize gelen bir şey yok. Mektup yerine Whatsapp'la haberleşsek daha kolay olacak."
(Hürriyet)

erkolay
01.Ekim.2015, 22:50
MHP lideri Devlet Bahçeli gazeteci Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyı lanetledi. Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Bahçeli şu ifadeleri kullandı: Gözü dönmüş ve tembihlenmiş şehir eşkıyaları tarafından Gazeteci Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyı lanetliyor, kendisine geçmiş olsun diyorum.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5966119.Jpeg

Twitter hesabından paylaşımda bulunan Bahçeli şunları söyledi:

Merhum Namık Kemal bizlere şöyle seslenir: "Vatan sevgisinden maksat toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir." İnsan sevgisi olmayanlarda vatan ve millet sevgisi zaten bulunmaz. Bunların dilinde yalan, dibinde çalan, elinde haram da eksik olmaz. Sarayda millete pusu planları kurup Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasıyla ahlaki ve vicdani tükenmenin dibini boylayanla istikbal olmaz.

Bu kafa yapısının tahakkümü altındaki bir ülkede gazeteciye saldırılar normal, söz ve düşünce hürriyetine operasyonlar sıradan görülür. Gözü dönmüş ve tembihlenmiş şehir eşkıyaları tarafından Gazeteci Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyı lanetliyor, kendisine geçmiş olsun diyorum. (Radikal)

erkolay
01.Ekim.2015, 22:55
Hürriyet gazetesi Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, iki kere saldırıya uğradıklarını ve hiçbir tedbir alınmadığını belirterek, "Devlet herhalde önlem alınıyordur Hürriyet gazetesi mensubuna saldırı olmaz diyorduk, Ahmet Hakan'a saldırı oldu" dedi.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5959276.Jpeg

Hürriyet gazetesi Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, CNN Türk'te katıldığı programda, Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyı değerlendirdi. Ergin, Doğan Grubu'na uzun süredir bir linç kampanyası yürütüldüğünü belirterek, "Ben bir gazetenin yönetmeni olarak artık zamanımızı böyle mi geçireceğim? Artık yeter" dedi. Ergin'in saldırıyla ilgili değerlendirmesi şöyle:
"Bizdeki bilgilerle İstanbul Valisi'nin yaptığı açıklama birbirini tutmuyor. Avukatından aldığım bilgileri aktaracağım. İki tür koruma var. Bir çağrılı koruma, siz emniyeti atıyorsunuz, 'bugün koruma istiyorum' diyorsunuz. Bu tercihli bir sistem.

İkincisi yakın koruma sistemi. Turgut Kazan'dan aldığım bilgi Ahmet Hakan'ın zaten geçen Şubat'tan bu yana çağrılı sistemi var. Fakat Eylül ayında, özellikle iktidar yanlısı bazı gazetelerde kendisiyle çıkan tehditlerin, 'sinek gibi seni ezeriz' gibi yazıların artması üzerine avukatı 14 Eylül tarihinde valiliğe başvuruda bulunuyor.

Bugün konuştum Turgut Bey'le, bizzat İçişleri Bakanı'nı aramış. Sayın Selami Altunok da İstanbul Valisi'yle durumu konuşacağım demiş. Bu konuşmadan sonra başvuruyu yapıyor ve İçişleri Bakanı'na da durumun anlatıldığını anlatıyor. İçişleri Bakanı valiliğe yazılı bir başvuru yapılmasını istiyor. Başvuru yapılıyor.
Valilik diyor ki, zaten çağrılı koruma yapılmış... Turgut Kazan da diyor ki, zaten geçen Şubat'tan beri çağrılı koruması vardı. Yakın koruma verilmesine daire bürokratik işlemler, başlatıldı ama sonuçlandırılmadı. Eğer yakın koruma tahsis edilmiş olsaydı durum biraz daha farklı olabilirdi diye düşünüyoruz.


İKİ KEZ SALDIRI OLDU, DEVLET TEDBİR ALMALIYDI
Anayasa'nın 28'inci maddesi, basın özgürlüğüyle ilgili maddesi. O maddenin çok önemli bir fıkrası var. İki kez saldırıya uğradığımızda bunu hatırlatmıştım. Devlet tedbirleri alır. Anayasa devlete hükümete bu görevi yüklüyor. Bu bir görev. benim de bir vatandaş ve gazeteci olarak bu görevi yerine getirmesini talep etme hakkım var. Basın özgürlüğünün sağlanması, basının fiziki emniyetini de devlet sağlamak zorunda.
Bu tür tehditler karşısında devletin ivedilikle hareket edilmesi gerekir. Bir kez daha hayal kırıklığı yaşıyoruz.
İlk saldırı olduğunda Hürriyet gazetesinde herhalde bir daha saldırı olmaz demiştik. Ama iki gün sonra yine geldi saldırganlar, polis onları durduramadı, cam çerçeve indirdiler.
Bu kez bir köşe yazarımız göz göre göre bir saldırıya hedef oldu maalesef. Bunlara nasıl karşılık vereceğimizi doğrusu biz de bilmiyoruz. Sizi döven, şiddete başvuran insanlara karşı bizim tek silahımız kalemimiz bilgisayarımız.
BOYNUKALIN'IN 'GEÇMİŞ OLSUN' AÇIKLAMASI HİÇ İNANDIRICI DEĞİL
Hiç inandırıcı değil bu mesajı. Kendisinin daha önce söylediklerine baktığımızda, tam tersi yönde tutumlar sergilediğini söylüyoruz. O konuşmasında, kendisi AK Parti gençlik kolları başkanıydı, yanındaki kişilerin Ak Partili gençlerdi.

Bakın bu şahıs, Hürriyet gazetesine yapılan birinci saldırıdan sonra konuşma yapmıştır. Ve o konuşmada çok ağır laflar var. 'Defolup gidecekler buradan', 'Evinin önüne gidip bekleyecektim' dediği konuşma. Orada bir şiddet olayına bir kınama söz konusu değildi, sahiplenme söz konusuydu. Şimdi bu kişi kalkıp böyle tweet mesajları atması bana hiç inandırıcı gelmiyor.


SAYIN ARINÇ'IN RÜYA OLARAK GÖRDÜĞÜ ŞEYİ BİZ YAŞIYORUZ
Sayın Arınç'ın rüya olarak gördüğü şeyi biz reel olarak yaşıyoruz. Uzun zamandır linç kampanyası var Doğan Grubu'na karşı, sayın Aydın Doğan'a karşı. Grubun bütün yayın organları hedef gösteriliyor. Ve sadece bizim eleştiriye bir itirazımız yok. Eleştirin ama iş artık ölüm tehditlerine varmış durumda bunun bir an önce değişmesi gerekiyor.
Bu siyasal iktidarın bilgisi dışında değil, bu kampanya. Siyasal iktidarın desteğini himayesini gören bir kampanya. Bu linç kampanyası sürdüğü sürece bunun sonuçları işte saldırılar şeklinde, Ahmet Hakan'a saldırılar olarak görüyoruz. Doğan Grubu'nu sürekli hedef göstermeleri, saldırıya açık, tehditleri açık bir duruma getiriyor.
Ülkenin en büyük medya grubu tehdit ve linç kampanyalarının hedefi durumda. Bu sağlıklı bir fotoğraf değil. Bu havanın bir an önce dağılması gerekiyor. Bunun temel koşulu, devlet katından gelen sinyallerin değişmesi gerekiyor. Sürekli gerginlik üreten, kutuplaştıran, hedef gösteren kamuoyuna bu dilin değişmesi gerekiyor. O değişmesi gerekiyor ki, bu tür saldırılara karşı kuvvetli karşı duruş gerekiyor ki, caydırıcılık olsun.
Ben bunu hep söylüyorum 6 Eylül'de ilk saldırı olduğunda devlet katından kuvvetli bir duruş gelseydi, muhtemelen ikinci saldırı olmayacaktı.


HERHALDE DEVLET ÖNLEM ALIYOR DEMİŞTİK...
6 Eylül'de ilk saldırı olduğunda biz iyi niyetli bunun son olduğunu düşünüyorduk. Herhalde devlet önlem alacaktır diyorduk. Sonra 8 Eylül geldi. Ben bahçeye çıktım polisleri gördüm, seyretmeye başladım. Biraz sonra o saldırganların polisi de aşıp üstümüze koştuğumuzu gördük.
Herhalde önlem alınıyordur Hürriyet gazetesi mensubuna saldırı olmaz diyorduk, Ahmet Hakan'a saldırı oldu.
Benim mesaimin büyük bir bölümünü bu saldırılar oldu. Dün gecemin, uyku zamanımın büyük bir bölümünü amerikan hastanesinin acil servisinde geçirdim. Ben bir gazetenin yönetmeni olarak artık zamanımızı böyle mi geçireceğim? Artık yeter. insan sinirleniyor kusura bakmayın.
Geleceğim nokta şu. hepimizin sinirlerine hakim olması gerekiyor, benim de hakim olmam gerekiyor. Bu gergin ortam, bu linç kampanyasının artık bir an önce son bulması gerekiyor. Devlet katında bu yönde mesajların gelmesi gerekiyor.

Bakın bugün ben buraya gelmeden önce Galatasaray Üniversitesi'nde İletişim Fakültesi'nde eğitim yılının açılış konuşması yaptım... İlk dersi ben verdim. başlığı şuydu: 2015 yılında Türkiye 'de Basın Özgürlüğünün Durumu.

'Ben de size basın özgürlüğünü anlatmaya geldim, bu gece acil servisteydim' dedim, herhalde özetlemiştir.
Radikal

erkolay
01.Ekim.2015, 23:05
Dünyanın en köklü ve yaygın basın meslek örgütlerinden olan Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Hürriyet köşe yazarı Ahmet Hakan'a yönelik saldırıyı kınadı.https://i.radikal.com.tr/620x332/2015/10/01/fft107_mf5966380.Jpeg

"Türkiye'nin endişe veren basın özgürlüğü atmosferi rahatsız edici bir viraja girdi" diyen IPI, 1 Kasım seçimleri öncesi hükümete gazetecileri koruyacak önlemleri alma çağrısı yaptı.

IPI Savunu ve İletişim Direktörü Steven M. Ellis, son dönemde Türkiye'de yaşanan basın özgürlüğü ihlallerinin rapor edildiği yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Sayın Hakan'ın, hükümet yanlısı bir medya kuruluşunun köşe yazarı tarafından ölümle tehdit edilmesinden haftalar sonra vahşi şekilde darp edilmesinin bir tesadüf olduğunu kabul etmek zor. Gazetecilerin ve medya kuruluşlarının bir dizi saldırı ve düzmece ceza soruşturmasına maruz bırakıldığı eylül ayından sonra bu durum daha da geçerlilik kazanıyor. Türk yetkililer 1 Kasım seçimlerinin meşru görülmesini istiyorlarsa, Türkiye'deki seçmenleri gelecekleri hakkında bilgiye dayalı kararlar almaktan alıkoymayı amaç edindiği anlaşılan bu suistimallere son verip gazetecileri şiddetten koruyacak adımları derhal atmalıdırlar."


Radikal