Son dönemde hiç gülemediğim onca Türk usülü komediden sonra nihayet güldüğüm, hem de rahat rahat ve bol bol güldüğüm bir film izleyebilmek ne sürpriz!... Bu kadarı bile insanı doyurmaya yetiyor. Hele çok zor ve az keyif duyabildiğimiz şu günlerde...

Bu reklam sadece misafirlere görünüyor. Oturum açar veya üye olursan, bu reklamdan kurtulursun.




GURULDAYAN KALPLER X X X
Yönetim: Ömer Uğur
Senaryo:Caner Güler
Görüntü: Selahattin Sancaklı
Müzik: Sertaç Özgümüş, Selim Siyami Sümer
Oyuncular: Necip Memili, Algı Eke, Devin Özgür Çınar, Fırat Tanış, Uygar Özçelik, Ali Tutal, Ünal Yeter, Sevilay Şimşek, Barış Başar
Ömer Uğur/ Barakuda Film yapımı.

Özgün senaryo, temelde çok zıt iki kişiliği biraraya getiriyor. Kendi halindeki mahalle delikanlısı Yaşar, Boğaz'a inen o dar sokaklardan birinde, henüz inşaatçılarımızın el atmadığı bir eski İstanbul dekorunda güzel eşi Vicdan ve iki çocuğuyla tam bir hayat kavgası veriyor. Hınzır arkadaşlarının zoruyla katıldığı bir taşıma işinin aslında bir soygun olduğu anlaşılıyor. Onu suçüstü yakalayan ev sahibesi Hülya hanım son derece modern fikirli bir kadın çıkıyor.

Nasıl çıkmasın ki.... Hülya hanım bir heykeltıraştır: şu modern sanat dedikleri ve çoğumuzun hiç hoşlaşmadığı o garip yontuları yapan... Ve her türlü malzemeden yola çıkıp garabet biçimlere uzanan yapıtları, gitgide gelişen bir modern sanat piyasasında on binlerce dolarla ölçülmeye başlanan...

Böylece bir mucize gerçekleşiyor ve Hülya bu saf genci atölyesine yardımcı olarak alıyor. O büyük çaba isteyen, isimleri Kaos ya da Vajinal Duyumsama (!) olan devasa heykellerde kendisine yardım etmesi için... Zaman geçiyor, Yaşar bu tuhaf sanatı sevmeyi de, o isimleri açıklayıp savunmayı da öğreniyor. Acaba koşullar zorlarsa kendi heykellerini de yapabilecek midir?

Deneyimli yönetmen, en çok Eve Dönüş adlı önemli filmiyle hatırladığımız Ömer Uğur, işlek ve kıvrak bir anlatım kuruyor ve sağlam karakterler inşa ediyor. Emekçi kesimle modern sanatın bu beklenmedik karşılaşması, yine beklenmedik biçimde tam bir uyuma ve işbirliğine dönüşüyor.

Neden olmasın? Hepimiz koşullar elverdiğinde çok farklı görüşleri, fikirleri ve modaları kabul edecek duruma gelemez miyiz?

Çok iyi gelişen bir ilk yarıdan sonra film biraz tökezler gibi oluyor, ama çabucak toparlanıyor. Ve Uğur hikayeyi tam yerinde kesiyor: ondan sonra olacakları artık seyirci pekala kestirebilir!...

Başroldeki komedyen Necip Memili, şahsen hiç tanımadığım bir yüz. Ama rolünde gayet başarılı. Eşi Vicdan da Algı Eke, köylü şivesini inatla sürdürse de alımlı olmayı beceriyor. Devin Özgün Çınar dört başı mamur bir kompozisyon çiziyor. Tüm yardımcı kadro da iyi.

Sonuç olarak, özellikle çok şey beklemeden giderseniz, iyi eğlenip tüm sıkıntılarınızı iki saatliğine unutabileceğiniz bir deneyim.

Atilla DORSAY - t24